“Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Kapsamında Sınır Dışı Kararının Bildirilmesi Yöntemi ve Etkili Başvuru Hakkı”

Hakkınızda Sınır Dışı Kararı Verildiğinde Karar Nasıl Bildirilmelidir ve Bu Karara Karşı Ne Yapılabilir?

Sınır dışı kararı, yabancının Türkiye’de kalma hakkının yanı sıra kişi özgürlüğü, aile hayatı, yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı gibi temel hakları bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle kararın kişiye yalnızca şeklen tebliğ edilmiş olması yeterli değildir. Bildirimin, yabancının kararın içeriğini ve başvurabileceği hukuki yolları anlayabileceği nitelikte olması, etkili başvuru hakkının kullanılabilmesi açısından önem taşır. Anayasa Mahkemesi içtihadı da başvuru yollarının yalnızca mevzuatta mevcut olmasını değil, yabancı açısından fiilen erişilebilir ve etkili olmasını aramaktadır.

YUKK m. 53/3 uyarınca sınır dışı kararına karşı dava açılması için öngörülen yedi günlük süre; özellikle dil engeli bulunan, idari gözetim altında tutulan veya hukuki yardıma erişmekte güçlük yaşayan yabancılar bakımından önem taşımaktadır. Kararın içeriğinin anlaşılması, hukuki yardım alınması, gerekli belgelerin toplanması ve başvurunun hazırlanması bu süre içinde gerçekleştirilmek zorundadır. Bu nedenle bildirimin içeriği ve yöntemi, dava açma süresinin ötesinde, kişinin yargısal korumaya gerçekten erişip erişemediğiyle doğrudan bağlantılıdır.

Sınır dışı işleminin kişi henüz etkili biçimde yargısal denetime başvuramadan uygulanması hâlinde ise sonradan verilen bir yürütmenin durdurulması veya iptal kararı pratik koruma sağlamayabilir. Özellikle yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı bakımından sınır dışı kararına karşı başvuru yolunun hızlı, erişilebilir ve sınır dışı işlemi gerçekleşmeden önce sonuç doğurabilecek nitelikte olması etkili başvuru hakkının temel unsurlarındandır.

Burcu İrge Erdoğan, “Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Kapsamında Sınır Dışı Kararının Bildirilmesi Yöntemi ve Etkili Başvuru Hakkı”, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi (İMHFD), Cilt 11, Sayı 1, Mart 2026, ss. 565–598.

WhatsApp